TÜRK TIP DERNEĞİ
www.turktipdernegi.org
Anasayfa Duyurular Linkler Üyelerimiz Görüşleriniz Ayın vakası Ayın Konusu Yeni Türk Ceza Kanunu Admin
Ayın Konusu

 

Kollejenöz kolit

 

         İlk kez 1976’da Lindstrom tarafından ifade edilmiştir. Oldukça nadir bir durumdur. Kronik sulu ishali olup görüntülemelerde ve kolonoskopik incelemede herhangibir patoloji tespit edilemeyen kişilerde akla gelmelidir.

         Bu hastalarda görünür mukozal hasar olmadığı halde kolonun çeşitli bölgelerinden rastgele biyopsiler alındığında tipik inflamatuvar değişiklikler olduğu anlaşılır. Belirgin mukozal harabiyet olmaması nedeni ile dışkı kansız ve mukussuz olur. 

         Mikroskopik kolit olarak ta adlandırılmıştır.

 

         Biyopside kolonik epitelde lenfositik infiltrasyon olduğu görülür.

         Subepitelyal kolajen yapıda belirgin kalınlaşma göze çarpar.

         İshalin kolajen birikiminden çok inflamasyona ikincil geliştiği düşünülmektedir.

         Benzer şekilde ince barsak tutulumu da görülmektedir.

         Bazı vakalarda mukozadan sekrete edilen vasküler endoteliyal büyüme faktörü (VEGF) düzeylerinde belirgin artış olduğu tespit edilmiş, bunun fibrozis gelişiminden sorumlu olabileceği ileri sürülmüştür.

 

         Toplumda görülme sıklığı 19/100 000 olarak bulunmuştur. Bu sıklık ilerleyen yaşla birlikte artmaktadır.

         Kadınlarda erkeklere göre 20 kat daha fazla görülmekte.

         Çoğunlukla 40 yaş üstünde karşılaşılmakta.

 

         KLİNİK:

        Çoğunlukla kansız ve mukussuz sulu ishal.

       Bazen ince barsak tipinde bol miktarda olabilmekte (~ 1500 cc).

       Çoğunlukla uzun süre irritabl barsak sendromu olarak takip edilmekte, bu nedenle tanı gecikmektedir.

       Vakaların >%40’ında kilo kaybı ortaya çıkmakta.

       Gaita inkontinans olabilmektedir. 

 

         ETİYOLOJİ:

       İlaçlar ? (NSAİİ, SSRI grubu antidepresanlar,...)

       Otoimmun ? (Birlikte Gluten enteropatisi, RA, pernisiyöz anemi, otoimmun tiroidit, ...) Diğer taraftan glutensiz diyetin hiçbir katkısının olmadığı görülmüş.

       Epitelyal inflamasyon ve submukozal kollajen birikimi nedeni ile mukozadan sodyum ve potasyumun emilemediği, ishalin bu sebeple ortaya çıktığı gösterilmiştir. Yine bu hastalarda klor emiliminin sekresyonun gerisinde kaldığı bulunmuştur.

       Mukozal VEGF artışı; fibrozis artışı.

 

Ayrıcı Tanı:

         Gluten enteropatisi

         Giardiazis

         İrritabl barsak hastalığı

         Crohn hastalığı

         Hipertirodi

         İskemik kolit

         Laksatif kullanımı (herbal)

 

Laboratuar:

         Anemi

         Hipokalemi

         Yüksek sedimentasyon

         Malabsorpsiyonun diğer bulguları

         Otoantikorların varlığı (antiparietal hücre Ab, anti TG Ab, anti TPO, anti endomisium Ab)

         Tüm görüntüleme yöntemlerinde normal bulgular.

         Biyopsi özellikle rektosigmoid alan ve sağ kolondan alınmalıdır.

 

BİYOPSİ:

       Lamina propriada lenfosit, plazma hücresi ve eozinofil topluluklarından oluşan inflamasyon.

       İntraepitelyal lenfositoz (Beyaz oklar).

       Epitelde harabiyet (mikroskopik)

       İnflamatuvar barsak hastalığında görüldüğü düzeyde olmasa da hafif kript deformasyonu gözlenebilmekte.

       Lamina propriyada > 10 µm kollajen tabakası (Siyah oklar).

TEDAVİ:

         1. Basamak: Anti-diarrheal ilaçlar ve diyet

       Loperamid

       Diphoxylate/atropine (Lomotil)

         2. Basamak: Bismuth subsalicylate, mesalamin,

                        kolestiramin                     

       Pepto-Bismol 3x1 tab/gün (1-2 ay boyunca, vakaların %90’ında etkili)

       Salofalk (meselamin); 3 gr/gün

       Kolestran 8 gr/gün (Özellikle safra asit malabsorpsiyonu olanlarda)

         3. Basamak: Steroid

       Budenosid (2 ay)

       Yüksek doz prednizolon (1 mg/kg, 2 hafta)

         4. Basamak: İmmunsupresif tedavi

       Azotiyopurin

       6-merkaptopurin

Cerrahi girişim

 

 

Derneğe Üye Ol